işte sabah...Lal dudaklı bir sevgili zaman seni alnından öpüyor Her şafak gözlerini açtığında yerde buluyorsun kendini işte bi kez daha varsın Bikez daha var edilmişsin işte Elinden tutuyor zaman Taze vir güne yolculuyor seni sevgili Kendini unuttuğun yerde yeniden hatırlanıyorsun Kendini unutturduğun demde yeniden insan oluyorsun Uyanıyorsun ete kemiğe büünüyorsun insan oluyorsun... Anlaki sen kendine ait değilsin Bir göz kapağının ardında yitebilirdin Gecenin koynunda sevdiklerinden kopabilirdin, Zaman nehri ayırabilirdi,beni benden canı bedenden... Pek zayıfsın,pek kolay inciniyorsun Seni yaralayan ne çok şey var Kanadı kırık kuşlar önce senin kanadını kırıyor Düşen yapraklar önce senin yüreğine hüzün düşürüyor Hüznün için bin bir bahane var Uçurumlar önce seni yutuyor Hep dağların ardına savruluyorsun Kerem seni arıyor,aslı sana özeniyor Leyla çölde seni bekliyor,mecnun sana ağlıyor Zaman seni senden alıyor Sürekli uçurumlar açıyor önünde Yangınlar sunuyor göğsüne Dağlar dağlardan uzaklaşıyor Kalpten kalbe çöller büyüyor Hayır...hayır elin birşeye yetişmiyor Parmaklarının arasında dökülüyor an ömrün sevdalarına yetmiyor öyle ki... Her an ayaklarına batan cam parçası gibi kanatıyor seni Yüreğini kanatıyor,acıtıyor Bak vakit sabah,taze gün seni bekliyor Ama yüklerin ağırlaşacak bil,belin bükülecek Dünya seni çağırıyor,ömrün azalacak,zaman tenini yoklayacak, Ruhun sıkılacak şimdi şu halde elini eline veren,güneşi sabaha gönderen Yağmurları alnına değdiren,sonsuz kudret sahibine Halini arz etmeyecekmisin... şimdi şu halde... En ince dertlerini bilen,belli belirsiz fısıltılarını işiten içinin ve içini bilen,sonsuz rahmet sahibinin huzuruna varıp içini dökmeyecekmisin.... Bak seni bekliyor sevgilin... Yangınını ona sunsan,bütün yangınlar söner Gözlerini ona açsan,bi de onunla yansan Alnına serinliğini dokundursan,yaralarını onunla kanatsan Onunla ağlasan… Ağla,ağla ki göz yaşlarına tek kanıt olsun Ağlaki sevdalarını onun başucuna toplayasın Aşklarını toplasın alnında Ağlayasın,ağla! Ağla ki kanayan kalbinden sızılar vursun yüzüne Ellerin sevgilinin yüzüne koşsun Dağ dağa kavuşsun Yüzler yüzlere baksın Sular sularda boğulsun Yüzün sevdiğinin yüzünde kalsın Ağla,ağla ki zaman sana kalsın Zaman içinde kıvrım kıvrım yol olsun sonsuzluğa uzansın Ağla göz yaşın yüzünü yıkasın Haydi sevgiline koş,gecenin örtüsü dağılsın şafağın saçları dökülsün,bütün küsmeler küsüşsün Yalnız kalsın kavga kavgaya,tutuşsun,kalbinden vurulsun Hüzün hüzne bölünsün,azalsın sıfırlansın Ağla ağla ki,gurbet gurbeti gurbete göndersin Ağlaki gözünün yaşı ırmağa kavuşsun işte sabah,zamanın nehri göğsüne sokuluyor Anlamını sende arıyor varlık Yüzünü yüzünün ianesinde seyrediyor Alnına RABBiN ışıklar dokunduruyor işte seccaden alnını öpmeye geliyor Secdeler seni uçurumlardan uçuruyor Sevgilinin diyarına taşıyor Anla artık anla! Ağla hilal dudaklı bir sevgili yolunu gözlüyor Zaman seni sensiz kılıyor Namaz seni sen kılıyor Namaz insanı insan kılıyor Namaz insanı kılıyor Namaz insanı insan kılıyor….. Kanadı kırık kuşlar gibisin,mecnun sana ağlıyor Bülbül seni her gün gülden soruyor Kanadı kırık kuşlar gibisin,mecnun sana ağlıyor Zaman seni senden çalıyor… Ağla yüreğinle,ve ağla göz yaşın sana ağlıyor…
Gönül hun oldu şevkinden boyandım ya resulallah, Nasıl bilmem bu nirana dayandım ya resulallah, Ezel bezminde bir dinmez figandım ya resulallah, Cemalinle ferahnak etki yandım ya resulallah....
Yanan kalbe devasın sen, bulunmaz bir şifasın sen, Muazzam bir sehasın sen, dilersen rehnumasın sen, Habib-i kibriyasın sen, Muhammed Mustafa'sın sen, Cemalinle ferahnak etki yandım ya resulallah....
Gül açmaz çağlayan akmaz ilahi nurun olmazsa, Söner alem, nefes kalmaz felek manzurun olmazsa, Firak ağlar, visal ağlar ezel mesturun olmazsa, Cemalinle ferahnak etki yandım ya resulallah.....
Susuz kalsam yanan çöllerde can versem elem duymam, Yanar dağlar yanar bağrımda ummanlardan nem duymam, Alevler yağsa göklerden, ve ben messeylesem duymam, Cemalinle ferahnak etki yandım ya resulallah....
Erir canlar o gül buy-i revan bahşın hevasında, Güneş titrer yanar didarının bak ihtirasında, Perişan bir niyaz inler hayatın müntehasında, Cemalinle ferahnak etki yandım ya resulallah........
Ne devlettir yumup aşkınla göz rahında can vermek, Nasip olmazmı sultanım haremgahında can vermek, Sönerken gözlerim, asan olur ahında can vermek, Cemalinle ferahnak etki yandım ya resulallah....
Boyun büktüm perşanım bu derdin sende tedbiri, Lebim kavruldu ateşten döner payinde tezkiri, Ne dem gönlün murad eylerse, taltif eyle kıtmiri, Cemalinle ferahnak etki yandım ya resulallah...
Yaman Dede
Hûn: Hor ve zelil olmak Şevk: Arzu Nîrân: Nurlar, ateşler Bezm:Sohbet meclisi Figân: Bağırıp, çağırma Cemâl: Güzellik, yüz güzelliği Ferah-nâk: Neşeli, sevinçli Muazzam: Büyük Sehâ: Cömertlik Reh-nümâ: Yol gösteren Habîb-i Kibriyâ: Hz. Peygamberimizin özel sıfatlarından Felek: Gök, devir Manzûr: Bakış Firâk: Ayrılık Visâl: Kavuşma Mestûr: Örtü Bûy: Koku Revân: Giden Dîdâr: Görünme, yüz Müntehâ: Sona erme Messeylesem: Dokunsam Haremgâh: Kişinin kendisine özel, herkesin giremedigi yer Âsân: Kolay Leb: Dudak Pây: Ayak, takat, iz Taltîf: İltifat, değer
Yaman Dede bir dönem ^^sevgi^^ kavramını kullanan Mason teşkilatına üye olur. Kendisinden herhangi bir konuda ilmi rapor hazırlaması istenir. O da safça tutar İslamiyet’in üstünlüklerini anlatan bir rapor yazar. Ertesi gün dedeyi locadan ihraç ederler....! İşte bu kadar temiz yüreklidir Yaman Dede. Aynı zamanda Kayserilidir ve sonradan islamiyeti seçerek müslüman olanlardandır.
Hakkımda
"Dök içini hep O'na dökebildiğin kadar, Bir gün bu kapkara çöle gelecektir bahar, Şimdilik biraz buğulu görünse de efkâr, "Nevbahar" diyor dört bir yanda duygular"